2005 yılından beri faaliyet gösteren laboratuvarımız yılda yaklaşık 800-1000 arası hastaya hizmet vermektedir.

      Dört yataklı olan ünitemizde genel olarak uykuda solunum bozukluğu hastalarına hizmet vermektedir. Uyku apne sendromu’ nun hem teşhisinde hem de tedavisinde hizmet veren laboratuvarımız randevu sistemi ile çalışmaktadır.

Hangi şikâyetler vardır?

     Uyku apne Sendromu (Uykuda solunumun durması) olan hastalarda sık olarak şiddetli horlama, uykuda nefes durmasının başkaları tarafından görülmesi ve gündüz aşırı uyuklama görülmektedir.

En sık hangi durumlarda görülür?

      Horlama toplumda erkeklerde yaklaşık yüzde 65 kadınlarda yaklaşık 35 görülmesine rağmen uykuda solunum bozukluğu olan hastalarda olağan horlamadan farklı olarak ses şiddeti yan odadan duyulacak kadar çok yüksektir. Bu hastalarda yine eşi yâda evde birlikte yaşadığı kişilerce uyuduğu esnada solunumunun 10-20 saniyeden fazla sürede tamamen durduğunu görebilmektedirler. Yine bu hastalar olağan olmayan zamanda yâda yerlerde uyukladığı (topluma açık gürültülü alanlarda, arabada ışıkta dururken vb) görülebilmektedir. Ayrıca bu hastalarda daha az oranda sabahları baş ağrısı, uykusuzluk, uykudan yorgun uyanma, unutkanlık, kulak çınlaması, gece sık idrara kalkma, ağız kuruluğu, vb şikâyetlerde görülebilmektedir.

Bu şikâyetleri olan hastalar ne yapmalılar?

       Bu şikâyetlerle göğüs hastalıkları polikliniğine başvuran hastalarda kulak burun boğaz poliklinik muayenesinden sonra uyku laboratuvarımızda randevu verilmekte (ortalama 2-3 ay sonra), hastalık teşhisi konulabilmektedir.

Hastalığın Tedavisi nedir?

       Hastalık tanısı konulan hastalarda genel olarak –hastalığın şiddetine göre- üç tedavi yöntemi vardır. Ana tedavi yöntemi pozitif hava yolu basıncı ile tedavi yapılan cihaz tedavisidir. İhtiyaç halinde KBB tarafından operasyon yapılmakta, bazı hastalara diş hekimliği tarafından ağız içi araç tedavisi uygulanmaktadır. Ayrıca hastalık için kilo verilmesi oldukça yararlı sonuçlar vermektedir. Hastalığın tedavisi ömür boyu olup başlangıçta 3 ay daha sonra yıllık kontrole gelmesi gerekmektedir. Hastalık tedavi edilmediği takdirde yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp ve beyin damar tıkanıklığı, aşırı kilo alma gibi önemli sağlık sorunlarına sebep olmaktadır.