Atatürk Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalımızda, 1992’den beri kanser ve bazı benign (iyi huylu) hastalıkların tedavisinde hizmet verilmektedir. Bölümümüzde uygulanan radyoterapi hizmetleri, öğretim üyeleri, medikal fizik uzmanları, hemşire ve teknisyenler tarafından yürütülmektedir.  Mevcut cihazlarla radyoterapinin en önemli prensibi olan kanserli dokuya yüksek doz verirken tümörü çevreleyen sağlam dokuların mümkün olan en düşük doza maruz kalması sağlanmakta;  bu da hastaların uzun sağkalım ve kaliteli yaşam beklentisine katkıda bulunmaktadır. Merkezimiz; çevre il ve ilçelerdeki hastalara da hizmet veren, çok farklı tümörlerin tedavi edildiği yüksek volümlü bir merkezdir.

         

          Misyon ve Vizyon

      Misyon: Kanser hastalıklarının tedavisinde radyoterapiye ihtiyaç duyulan durumlarda, en son teknolojiyi güncel bilgilerle birleştirerek ulusal ve uluslararası standartlarda bölgemiz hastalarının hizmetine sunmaktır.

      Vizyon: Tedavi imkanlarımızı güncel yaklaşımlarla sürekli zenginleştirerek, hem hasta hizmeti hem de eğitim ve araştırma faaliyetleriyle akademik olarak ülkemizin önde gelen merkezleri arasında yer almaktır.

       

       Bölüm Tarihçesi

      Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü 1989 yılında kurulmuştur. İlk olarak 1992 yılında Co 60 ve X-ray yüzeyel tedavi cihazı ile faaliyete geçmiş; 1998’de simülatör cihazı, 2004 yılında Lineer Akseleratör ve üç boyutlu konformal tedavi planlama sistemi kullanıma girmiştir.

   Temmuz 2016’da yenilenen merkezimizde tedavi planlama sistemi, bilgisayarlı tomografili simülatör cihazı, IMRT, IGRT, VMAT özellikli lineer akseleratör cihazı bulunmakta olup modern teknolojinin son imkanları kullanılarak radyoterapi uygulamaları yapılabilmektedir. Pek çok uzman yetiştirmiş olan anabilim dalımız hali hazırda Dr. Burak ERDEMCİ’nin Anabilim dalı başkanlığında toplam 3 öğretim üyesi ve diğer yardımcı personellerden oluşan geniş bir ekiple hizmet vermektedir

         Yoğunluk ayarlı radyoterapi (Intensity modulated radiotherapy-IMRT)

      Radyoterapi planlamasında temel amaç tümöre maksimum dozda radyasyon verirken çevre sağlam dokuları olabildiğince korumaktır. Tedavi planı bu hedefe ne kadar yaklaşırsa tümör kontrol olasılığı o kadar artar ve yan etki profili azalır. Son yılların teknolojisi ile radyasyon demetlerinin aynı seansta istenilen doz yoğunluğunu oluşturacak şekilde biçimlendirilebilmesi radyoterapinin temel amacına ulaşmasında önemli bir adım olmuştur. Yoğunluk ayarlı radyoterapi (YART: Intensity-modulated radiotherapy-IMRT) olarak isimlendirilen bu teknik foton ışın profillerinin ayarlanmış akışı ile düzensiz biçimli yapıların ışınlanmasını multilif katkısıyla sağlamaktadır. Invers (ters) planlama ile istenen dozlar hedefte oluşturulabilmekte ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları tümör ve anatomik yapılara göre yapılabilmektedir. Son çalışmalarda YART ile hedef hacimde konvansiyonel radyoterapiye göre daha homojen doz dağılımı elde edilirken, normal dokuların maruz kaldığı radyasyonda azalmaya bağlı olarak daha az toksisite görüldüğü belirtilmektedir.

        Tüm vücut ışınlaması

     Tüm vücut ışınlaması genellikle kemik iliği nakli öncesi ve bazı diğer hastalıklarda uygulanan bir tedavi yöntemidir. Hastanın tedavisi için -1. kattaki Lineer Hızlandırıcı cihazı kullanılmaktadır.

       Bir ekip işi olan bu tedavide hasta özel olarak hazırlanmış bir sedye üzerine yatırılarak tomografiden elde edilen görüntülerle yapılan tüm vücut ışınlama planına göre (kritik organlar akciğerler) riskli korunarak tedavi uygulanmaktadır. Hasta tedavi sırasında hiçbir şey hissetmemektedir. Hastanın tedavi boyunca hareket etmemesi çok önemlidir. Genellikle üç gün ve 6 seans olarak uygulanmaktadır.

      Radyoterapi uygulanan başlıca hastalık grupları:

  1. Beyin tümörleri
  2. Baş-boyun kanserleri (Nazofarinks, orofarinks, hipofarinks, larinks, paranazal sinüsler, oral kavite, tükrük bezi kanserleri vb.)
  3. Akciğer kanserleri
  4. Meme kanserleri
  5. Lenfomalar
  6. Gastrointestinal tümörler (Özefagus, mide, pankreas,safra kesesi,rektum kanserleri vb.)
  7. Jinekolojik kanserleri (Serviks, endometrium, vulva kanserleri vb.)
  8. Ürogenital sistem tümörleri (Prostat, testis, renal kanserler vb.)
  9. Sarkomlar
  10. Cilt tümörleri (SCC, BCC, melanom),
  11. Kaposi sarkom

        Özel Tedavi Uygulamaları:

       Anabilim Dalımız Tedavi Ünitemizde uygun hastalara mevcut cihazın imkanları maksimum düzeyde kullanılarak bölgemizin tedavi gereksinimleri karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda geniş bir bölgeye hitap eden radyoterapi merkezimizde standart tedavi uygulamalarına ek olarak;

  1. Tüm Vücut Radyoterapi (TBI) uygulaması,
  2. Beyin metastazların Fraksiyone Stereotaktik Radyoterapi/Radyocerrahi (FSRT/SRS) uygulamaları,
  3. Stereotaktik Beden Radyoterapisi (SBRT),
  4. seri radyoterapi uygulamaları yapılabilmektedir.

        HASTA BAŞVURUSU VE KLİNİK ÇALIŞMA DÜZENİ:

    Hastanın ilk başvurusu poliklinik sekretaryasına yapılmaktadır. Başvuru girişi sonrası hali hazırda asistan bulunmayan kliniğimizde ilgili öğretim üyesi bilgilendirilerek poliklinikte hasta değerlendirilmektedir. Başvurular, ilgili öğretim üyelerinin poliklinik saat ve günlerine göre (tedavi planlama, set-up, vizit ve eğitim saatleri öncelikli olmak üzere) sekreterlik tarafından düzenlenerek muayene işlemleri sağlanmaktadır. Radyoterapi endikasyonu olan hastalara tedavi protokolü, tıbbi aciliyet, cihaz ve personel imkanları dikkate alınarak öncelikle tomografi çekimi için randevu oluşturulmaktadır. Tomografi çekimi sonrası planlama aşaması hastaya göre değişen sürelerde ilgili hekim tarafından medikal fizikçi ile gerçekleştirilmektedir. Planlanan hasta sekreter tarafından ilgili hekimin direktifi ile tedaviye başlamak üzere çağrılmaktadır. İlk tedavide günlük tedavi saati belirlenerek, hekim tarafından onaylanan tedavi radyoterapi teknikerleri tarafından cihaz ağından alınan hastaya özgü tedavi bilgilerine göre yapılmaktadır.

      BAŞVURU-TEDAVİ PLANLAMA-TEDAVİ UYGULAMASI SÜRECİ

      Hastanın poliklinik başvurusuyla başlayan bu süreç aşağıdaki aşamalardan oluşmaktadır:

      1-POLİKLİNİK: (Hastanın tedavi endikasyonu için değerlendirilmesi-Tedavide olan ve tedavi sonrası başvuran hasta kontrolleri)

      Poliklinik başvurusunda nüfus cüzdanının aslı ve varsa resmi sevk kağıdı ile hastalık ve hastayla ilgili, özellikle dış merkezde yaptırılan tetkiklere ait tüm raporların (ameliyat notu, patoloji raporları, epikriz varsa eski radyoterapiye ait bilgiler vb.), radyolojik tetkiklerin ve gereğinde patoloji preparatlarının getirilmesi gerekmektedir.

     Bölümümüze tedavi için konsülte edilen veya ayaktan doğrudan başvuran hastalar; bölüm sekreterinin muayene için resmi kayıtları yapması ve ilgili öğretim üyesinin poliklinik saatine göre randevu oluşturması sonrasında Anabilim Dalımız öğretim üyeleri tarafından muayene edilip, laboratuvar ve radyolojik tetkikleri, ameliyat ve patoloji raporları incelenerek değerlendirilir. Bölümümüzde asistan bulunmadığından hasta muayene ve değerlendirmelerinin tümü direkt öğretim üyesi tarafından, verilen randevu saatinde yapılmaktadır. Bu çalışma düzeni hastalarımızın zaman kaybı olmaksızın öğretim üyesine ulaşmasını, tedavi karar ve proğramının kısa sürede oluşturulmasını sağlamakta, hasta memnuniyetini artırmaktadır. Tedavi edilmesinin uygun olduğuna karar verilen hastaya gerekli bilgi verilerek, tedavi hazırlığı yapılmak üzere (planlama tomografisi çekimi için) randevu verilmektedir.

      2-TEDAVİ HAZIRLIĞI: (BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ ÇEKİMİ):

   Radyoterapi planlaması için öncelikle hastanın tedavi bölgesinin sabitleyici aparatlarla tomografik görüntüsü alınır. Görüntüleme hastanın tedavi sırasında hareketsiz kalabilmesini sağlayan kişiye özel termoplastik baş-boyun maskeleri ve hastanın vücudunun şeklini alabilen özel yataklarla yapılır. Planlama Tomografisi için gerekli hasta hazırlığı ve çekim protokolü randevu oluştururken ilgili hekim tarafından belirlenir. Hastanın hekim talimatları doğrultusunda tomografiye hazırlanması (aç olma, barsak temizliği, su içme gereği vb.) ilgili teknikerin sorumluluğunda gerçekleşir. Bilgisayarlı tomografi görüntülemesi bölümümüzde bulunan cihazda; doktorlarımızın gözetiminde teknisyenlerimiz tarafından yapılır.

    Tomografi çekimi esnasında hastanın hareket etmemesi önem taşır. Görüntüleme esnasında hasta pozisyonunun tekrarlanabilirliği için odadaki lazer ışınlarının vücut üzerindeki konumları özel kalem, boya veya işaret bantları ile belirlenir. İşlem sonrası hastalar rahatça yıkanabilir. Ancak işaretlerin çıkmaması ve tedavi alanlarında kalan cildin tahriş olmaması için; işaretlenen ve tedavi planlanan bölgelerde ılık su kullanılması, lif ya da kese kullanılmaması önerilir. Tomografi çekiminde çocuk hastalarımızın yanında kurşun yelek giydirilerek anne-babaların kalması gerekebilir.

      3-TEDAVİNİN PLANLANMASI:

    Tedavi planlaması için çekilen planlama tomografisi, planlama odasındaki bilgisayarlara aktarılır. Görüntüler hekim tarafından uygunluğu açısından gözden geçirilerek; riskli organlar teknikerlerce çizilir. Doktor tarafından radyoterapi yapılacak anatomik bölgeler; mevcut ise tümör ve ilgili lenf nodu bölgeleri dikkate alınarak belirlenir. Tedavi planı şekillendirilir, tedavi fraksiyon dozu ve sayısı tanımlanarak doz hesaplamalarına geçilir.

    Doz hesaplamaları hekim gözetiminde fizikçi tarafından yapılır. Plan ya da planlar karşılaştırılarak doktor tarafından en uygun plan; hastanın kliniği, hastalığın patolojik özellikleri, evre, yaş ve ek hastalıklar gibi birçok özellik dikkate alınarak belirlenir. Medikal fizikçi tarafından kabul edilen plan radyoterapi cihazına gönderilir. Tedavi öncesi planın kalite kontrolü yapılarak istenen uygulanabilirlik değerleri elde edildiğinde tedavi için hasta çağrılır. Planlama süreci 1-15 gün arasında değişebilir. Hasta yoğunluğu, ek bilgilere ihtiyaç duyulması ya da hastanın diğer medikal tedavilerine bağlı bu süre farklılık gösterebilir.

      4-RADYOTERAPİ UYGULAMASI:

      Eksternal radyoterapi, dışarıya radyasyon yayılımını önlemek üzere tasarlanmış özel bir odada uygulanır. Bu odada kapalı devre kamera ve ses sistemi mevcut olup tedavi sürecinde hasta sürekli görevli teknikerler tarafından takip edilmekte ve sesle bilgilendirilmektedir. Aynı yolla hasta da konuşarak taleplerini bildirebilmektedir.

     Hasta bekleme salonundan tedavi odasına çağrılarak soyunma kabinlerine alınır. Tedavi bölgesine göre kendisine verilen tedavi önlüğünü giyerek radyoterapi cihazına alınır ve düz bir şekilde yatması sağlanır.

    Tedavi masasındaki hasta pozisyonu; simülasyondaki tomografi çekim pozisyonuna göre planlama tomografisi formundaki değerler dikkate alınarak oluşturulur. Gerekli sabitleme aparatları (maske, tedavi yatağı) kullanılarak immobilizasyon (sabit pozisyon) sağlanır. Önceden belirlenmiş tedavi alanlarına göre doktor (set-up), radyoterapi fiziği uzmanı ve teknisyenler tedavi alanlarını gözden geçirerek cihaz odasından çıkarlar. Tomografi kullanılarak yapılan tedavilerde önce ışınlanacak bölge görüntülenerek tedavi hedefine odaklanılır ve daha sonra ışınlamaya başlanır.

     Tedavi sırasında hasta herhangi bir şey hissetmez. Tedavi odası cihazın çalışma koşulları nedeniyle normal ortam sıcaklığına göre daha düşük sıcaklığa sahiptir. Radyasyonun verildiği anda rahatsız etmeyen devamlı bir ses duyulabilir. Tedavi planlamaya bağlı olarak 10-30 dakika sürebilir. Birden fazla alan varsa bu süre uzayabilir. Cihaz hasta etrafında dönerek sürekli ışınlama veya belli açılarda durarak ışınlama yapabilir. Tedavi boyunca hastanın hareket etmemesi, doğru hedeflenmiş tedavi için çok önemlidir. Tedavi sonrası hasta halsizlik hissedebilir. Tedavi sonrası hasta odadan giyinmek üzere kabinlere yönlendirilir. Tedavi aldığına dair günlük form imzalatılır ve sonraki randevusuna gelmek üzere tedavi ünitesinden ayrılır.

     Tedaviler hekim tarafından belirlenen protokole göre; genellikle haftada 5 gün (pazartesi-cuma) olmak üzere, toplam 1-7 hafta arasında değişir. Farklı tedavi protokollerinde günde 2-3 fraksiyon tedavi uygulaması olabilir.

Radyasyon Onkolojisinin Anabilim Dalı olması neyi ifade eder?

     Radyasyon Onkolojisi; Dahiliye, Genel Cerrahi, Çocuk Hastalıkları vb. gibi ayrı bir anabilimdalıdır. Diğer kliniklerden konsültasyon ve diğer yollarla yönlendirilen hastaların radyoterapi alıp almaması gereği Radyasyon Onkolojisi uzmanları tarafından değerlendirilir ve karar verilir. Tedavi kararı veren radyasyon onkolojisi uzmanı radyoterapi planlamasını yaparak süreci yönlendirmektedir

Radyasyon Onkolojisinin Medikal Onkolojiden farkı nedir?

     Radyasyon onkolojisi; radyoterapi uygulamasının yapıldığı bölümdür. Medikal onkoloji ise; Dahiliye Anabilim dalı altında çalışan alt dal olup kanser hastalarının ilaçlı (kemoterapi, immunoterapi vb) tedavisini sağlar. Bazı hastalarda radyoterapi ile birlikte verilen eşzamanlı kemoterapiler radyasyon onkolojisi kliniklerince planlanır ve uygulanır.

      Radyasyon Onkolojisi ve Medikal (Tıbbi) Onkolojisi aynı hasta grubunu belli protokoller çerçevesinde ahenk ve uyum içinde tedavi etmeye çalışan multidisipliner tedavi ekibinin parçalarıdır.

Radyasyon Onkolojisinin görüntüleme yapan bölümlerden (Nükleer Tıp, Radyoloji) farkı nedir?

      Kanser hastalarında görüntüleme yapan kliniklerden temel fark; Radyasyon Onkolojisi’nin tanı değil, tedavi kliniği olmasıdır. Bu nedenle Radyasyon Onkolojisi Kliniklerinde; ayaktan ve yatarak tedavi alan hastaların takibi, poliklinik hizmetleri, ilaçlı tedavi imkanları mevcuttur.

Radyoterapi (ışın tedavisi) nedir?

      Radyoterapi, iyonizan radyasyonun kullanıldığı bir tedavi çeşididir. Tıbbi tedavi amacı ile kullanılan radyasyona “radyoterapi” ya da “ışın tedavisi” adı verilir.

Radyoterapi (ışın tedavisi) sırasında neler hissedilir?

      Işın tedavisinde tomografi çekimindeki gibi hasta yatar ve tedavi bu şekilde uygulanır. Diğer görüntüleme tetkiklerindeki gibi hasta radyasyonu hissetmez, ağrı vb bir algı oluşmaz.

Radyoterapi (ışın tedavisi) girince acaba yakınlarım, çocuklarım bu ışından etkilenir mi?

      Radyoterapide ışınlar insan vücuduna ışık hızında girer ve vücudu terkeder. Vücuda damar yoluyla verilen ve vücut içinde kalan bir radyoaktivite sözkonusu olmadığından tedavi sonrası vücutta birikim ya da radyasyon taşıyıcılık sözkonusu değildir. Hastanın birlikte yaşadığı kişiler (çocuklar dahil) için olumsuz bir riski yoktur.

Radyoterapi başlama süresi nasıl belirleniyor?

      Radyoterapi planlama süreci bilgisayarlı tomografi çekimi ile başlar. Planlama sürecinde ilgili hekim tarafından tedavi hedefi belirlenir, normal organlar dikkate alınarak tedavi planlaması ve doz hesaplamaları medikal fizikçi ile birlikte yapılarak tedavi süresi, dozu belirlenir. Bazen hasta için en iyi planın elde edilmesi için daha uzun süreler gerektirebilir. Planlama süreleri 1 ile 15 gün arasında değişmekle birlikte hasta ve tümör özelliklerine göre uygun bulduğu farklı sürelerde tedaviye başlanabilmektedir.

Radyoterapiye başlama sürecini neler etkiler?

      Radyoterapi için tomografi çekilmesi veya sonrasındaki planlama aşamasında tedaviye başlama süresi aşağıdaki nedenlere bağlı değişebilir;

  1. Cerrahi sonrası iyileşme süreci,
  2. Kemoterapi sonrası protokole uygun sürenin tamamlanması,
  3. Hastanın tedaviye uygun performansa ulaşması,
  4. Radyoterapi öncesi kan tetkiklerinin (hemogram ve biyokimyasal parametreler) tedaviye uygun düzeylere ulaşması,
  5. Radyoterapi öncesi hazırlıkların tamamlanması (ağız, diş bakımı için konsültasyonlar, gastrostomi, trakeostomi gereği, eşzamanlı kemoterapi vb. için rapor hazırlanıp ve ilaçların reçete edilmesi),
  6. Tomografi sonrası planlama esnasında yetersiz tetkik, hastalıkla ilgili rapor ve bilgilerin yeniden ilgili branşlarla değerlendirilmesi; gerekirse tekrar görüntüleme (planlama tomografisi, MRI, biyopsi vb) gereği,
  7. Cihaz hazırlığı ve bakımı ile ilgili diğer nedenler.

Radyasyon Onkolojisi hangi katta yer almaktadır?

       Poliklinik, öğretim üyesi odaları ve tedavi ünitemiz Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi -1. Katında (zeminin altı, laboratuvar katı) yer almaktadır.

Radyoterapi kliniğinizde hangi tedavi cihazı kullanılmaktadır?

       Eksternal radyoterapi uygulamayı sağlayan lineer akseleratör (LINAC-Varian Trilogy) cihazı bulunmaktadır.

Bölümle nasıl iletişim kurabilirim?

       +90 (442) 344 6889-7150 (Poliklinik sekreteryası-randevu)

Hekimimle nasıl görüşebilirim?

       Bölüm sekreterliğinden doktorunuzun poliklinik gün ve saatleriyle ilgili bilgi alabilirsiniz.

Tedavim esnasında oluşacak yan etkileri ve diğer sorularımı hekimimle nasıl paylaşabilirim?

       Polikliniğe başvurarak hekiminizle iletişime geçebilirsiniz.

İlk poliklinik başvurusu nasıl yapılmaktadır?

    Hastanın ilk başvurusu poliklinik sekretaryasına yapılmaktadır. Başvuru girişi sonrası asistan bulunmayan kliniğimizde ilgili öğretim üyesi bilgilendirilerek poliklinikte hasta değerlendirilmektedir. Başvurular, ilgili öğretim üyelerinin poliklinik saat ve günlerine göre (tedavi planlama, set-up, vizit ve eğitim saatleri öncelikli olmak üzere) sekreterlik tarafından düzenlenerek muayene işlemleri sağlanmaktadır.

Poliklinik başvuru sırasında hangi evraklara ihtiyaç vardır?

      Poliklinik başvurusunda nüfus cüzdanının aslı ve varsa resmi sevk kağıdı ile hastalık ve hastayla ilgili, özellikle dış merkezde yaptırılan tetkiklere ait tüm raporların (ameliyat notu, patoloji raporları, epikriz varsa eski radyoterapiye ait bilgiler vb.), radyolojik tetkiklerin ve gereğinde patoloji preparatlarının getirilmesi gerekmektedir.

Başvuru sırasında hekimimi seçme şansım var mıdır?

      Anabilim dalımızda 3 öğretim üyesi hizmet vermekte olup; poliklinik hastaları 3 gurup halinde taksim edilen hastalık gurubuna göre ilgili öğretim üyesine yönlendirilmektedir. Özellikle bir hekim tercihi olması durumunda talep edilen hekim için ilgili sekretarya prosedürü takip edilerek gerekli görüşme sağlanabilir.

Radyoterapi ile ilgili ikinci bir görüşe başvurabilir miyim?

     Her zaman alabilirsiniz. Ancak radyoterapinin başlamasını takiben herhangi bir nedenle tedavinin yarıda bırakılması, başka bir merkezde devam etmesi vb durumlar tedavinin doğruluğunu ve kalitesini etkileyebileceğinden bu görüşmeleri tedavinizin yapılmasını istediğiniz merkezi seçmeden önce tamamlamanız önerilir.

İlk değerlendirme nasıl yapılacaktır?

     Hastalığınızla ilgili radyoterapi görmenizin gerekip gerekmediği ilk başvuru sırasında yapılan muayene, tanı ve evreleme işlemleri için hazırlanmış tetkiklerin incelenmesi sonrasında size söylenecektir. “Endikasyon konması” denen bu işlem gerçekleştikten sonra aşağıdaki sıraya göre, önce tedavi hazırlığınız yapılacak, ardından tedaviniz başlayacaktır.

  1. Poliklinik değerlendirmesi ve tomografi randevusu oluşturulması
  2. Randevu gününde planlama İçin bilgisayarlı tomografi çekilmesi
  3. Tedavinin bilgisayarlarda planlanması
  4. Tedavi (toplam 1-7 hafta)

      Takip (tedavi sırasında haftalık, tedavi sonrasında protokollerin önerilerine göre)

Radyoterapi gerekliliği kararı, doz-alan belirlemesi ve tedavi planlaması kim tarafından yapılmaktadır?

       Temel olarak İlgili öğretim üyesi doktorunuz tarafından karar verilmekte ve onun koordinasyonunda yapılmaktadır. Bu işlemler tekniker ve medikal fizikçilerin eşliğinde geniş bir ekip tarafından tamamlanarak son şeklini almakta ve hastanın tedavisini sağlayacak en uygun tedavi planı oluşturulmaktadır.

Planlama tomografisi çekildikten sonra tedavi ne zaman başlamaktadır?

     Bu süre hastalığınızın cinsi, yeri, evresi, önceki tedaviler ve tedavi planının inceliği gibi faktörlerin bir arada değerlendirilmesi sonrasında 1 gün ilâ 15 gün arasında değişmektedir. İstendiği halde getirilmeyen her tıbbi evrak, CD vs. bu sürenin uzamasına neden olmaktadır.

Radyoterapi ile kemoterapi birlikte uygulanır mı?

      Endikasyona göre eşzamanlı uygulama yapılabilir.

Kemoterapi ile karşılaştırıldığında radyoterapinin farkları nelerdir?

      Kemoterapi sistemik tedavi olup damar (kan) yolu ile tüm vücudu dolaşan bir tedavi ilacının uygulanması anlamına gelmektedir. Radyoterapi ise iyonlaştırıcı (yüksek) enerjinin (radyasyonun) hastalık bölgesi ve yakınındaki lenf bölgesine uygulanmasıdır. Bazı durumlarda radyoterapinin hastalık üzerindeki etkisini arttırmak üzere eş zamanlı olarak kemoterapi de verilebilmektedir.

Tedaviler ne kadar sürer?

      Tanı, evre, hastalığın özelliği vb faktörlere bağlı olarak 1-7 hafta arası sürmektedir. Hafta sonları hariç hafta içi her gün, günde bir kez ve toplam 10-15 dk süreyle tedaviniz gerçekleşir.

Tedavi sonrası takibe gelecek miyim?

       Evet, gelmeniz gereklidir. Radyasyon Onkolojisi klinik bir branş olup, hastaların tedaviyi bitirmelerini takiben gerek hastalıklarının ve gerekse tedavi yan etkilerinin izlenmesi açısından mutlaka poliklinik takibinde olması önerilir.

Tedavi sırasında doktorlarımı ne sıklıkta göreceğim?

       Radyoterapi sırasında haftada bir (1) kez poliklinikte de muayene edileceksiniz. Her poliklinik ve hasta grubunun uygulamasında değişiklikler olabilmektedir ancak genel uygulama bu şekildedir.

Çevreme ışın yayar mıyım?

      Hayır. Çevrenize ışın yaymanız söz konusu değildir. Aile ve sosyal ortamda ayrı bir yerde bulunmanıza gerek yoktur. Eksternal radyoterapi Nükleer Tıp (PET-CT, kemik sintigrafisi vb) uygulamalarından farklıdır.

Bitkisel (alternatif) ilaçlar kullanabilir miyim?

      Standart tedaviler sırasında herhangi bir alternatif/tamamlayıcı tedavi adı altında satılan ürünleri kullanmanız önerilmemektedir. Böyle bir ürün kullanmak istediğinizde ya da kullanmakta iseniz lütfen ne olduğunu hekiminizle paylaşınız. Bu konudaki sorumluluklar hastanın kendisine ait olmaktadır.

Ne yiyip içmeliyim?

      Farklı bir öneri olmadıkça radyoterapi öncesi normal yeme-içme düzeninize devam edebilirsiniz. Ancak tedavi etkinliği ve yan etkilerin önlenebilmesi açısından hekiminizin veya diyetisyeninizin önerisini dikkate almanız uygun olacaktır.

Radyoterapi hangi günler uygulanmaktadır?

     Tedavi genellikle cumartesi ve pazar dışında haftanın 5 günü tedavi sonuna kadar aralıksız uygulanır. Cihaz bakımının tüm günü kapsadığı zamanlarda tedavi günlerinde değişiklik olabilmektedir.

Tedavi uygulamasının süresi ne kadardır?

       Tedavi süresi plana bağlı olmak üzere seans başına yaklaşık 15-20 dakika kadar sürmektedir.

Radyoterapinin yan etkileri var mıdır?

     Hasta ve hastalığa bağlı olarak ışınlanan bölgeye göre farklı yan etkiler görülebilir. Bu yan etkilerin neler olabileceği ile ilgili hekiminizden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Aklınıza takılan her husus hakkında sorular sormaktan lütfen çekinmeyiniz.

Radyoterapi sırasında gelişebilen akut (erken dönem) yan etkiler ve korunma yolları nelerdir?

       Öncelikle aşağıda sıralanan yan etkiler her hastada ve hastalıkta görülmez. Radyoterapi sırasında gelişebilen yan etkiler genellikle minimal düzeydedir ve çoğunlukla tedavi etkilenmez. Tedavinin belirlenen sürede etkin bir şekilde tamamlanması esas olup bunun için tedavi esnasındaki şikayetler erken safhada ilgili hekimle görüşülmeli ve gerekli tedbirler alınarak radyoterapi süreci kontrollü bir şekilde yürütülmelidir. Yan etkileri çoğu radyoterapi bittiğinde geriler ve kaybolur.

Belli başlı akut yan etkiler şunlardır:

      1Halsizlik: Yorgunluk hissi radyasyona maruz kalan tüm hastalarda görülebilen yaygın bir durumdur. Bu durum bazen hastalarda kötüye gittiği hissi oluşturabilir. Hastanın bunun normal bir etki olduğunu bilmesi tedaviye uyumu için önemlidir. Daha önce alınan tedaviler ve performans durumu halsizliğin seviyesini belirleyecektir.

      2 Bulantı-kusma: Radyoterapi uygulamaları sonrasında bazen bulantı ve kusma görülebilir. Özellikle kemoterapinin radyoterapi ile eşzamanlı verilmesi ile artar.

      Bulantı önleyici ilaçların kullanılması ile genellikle kontrol edilebilir.

       3-Ağızda yara oluşması (mukozit): Baş-boyun bölgesi radyoterapisinde tedavi başlangıcından itibaren 2-3 hafta sonra mukozit oluşabilir. Bu ağız mukozasının radyasyona duyarlı olmasından kaynaklanır.

      Ağız hijyenine ve diyet önerilerine dikkat edilmesi mukozit oluşumu ve şiddetini azaltır. Mukozit oluştuktan sonra hekim tarafından ek önerilerde bulunulacak ve gereğinde medikal tedavi verilecektir.

     4Ağrılı yutkunma, yutma güçlüğü: Hastalığın kendisine bağlı olmayan durumlarda özellikle yemek borusunun tedavi alanına girdiği planlarda (akciğer kanseri, yemek borusu kanseri, mide kanseri, baş-boyun kanserleri) karşılaşılabilir.

        Tedavide mukoza koruyucu ilaçlar ve ağrı kesiciler, anti inflamatuvarlar kullanılır. Acı

       Acı, tuzlu baharatlı ve asidik gıdalar radyoterapi süresince alınmamalıdır.

       5Kan değerlerinde düşme: Radyoterapi sırasında daha önceki tedavilerin de etkisiyle (kemoterapi vb) kan sayımlarında düşüş görülebilir. Bu nedenle genellikle haftada bir olmak üzere hekimin kararına göre kan hücreleri sayımı yapılır. Kan sayımı belli değerlerin altına inerse; ilaç uygulaması, kan transfüzyonu ve/veya tedaviye ara verilerek normal değerlere yükselmenin beklenmesi gerekebilir.

      6İshal: Karın bölgesinin ışınlandığı mide, safra kesesi, pankreas, jinekolojik tümörler, rektum (kalın barsak) ve mesane (idrar torbası) kanserlerinde ince barsaklarda mukoza hücreleri etkilenimi ile ishal olabilir. Radyasyonun barsak motilitesini artırıcı etkisi mikrobik olmayan ishal ile sonuçlanır.

     Bazı barsak hareketlerini yavaşlatan ilaçlar, beslenme önerilerine uyum ve radyoterapinin kesilmesi ile genellikle şikayetler geriler.

      7- Deride kızarıklık/koyulaşma ve bazen açık yara: Işınlanan bölgenin cilt olması (cilt kanseri ya da cilde ulaşmış kanserler) ya da cilde yakın olması durumunda (meme kanseri, baş-boyun kanserleri, yumuşak doku kanserleri, bazı mide kanserleri) hastalarımızın cildinde kızarıklık, koyulaşma, soyulma ve bazen de açık yaralar oluşabilmektedir. Hekiminiz özellikle açık yara oluşmaması için bazı pomatların kullanımını önerebilir. Eğer açık yara oluşmuşsa genellikle bu durum radyoterapinin tamamlanması sonrası hızla iyileşir. Işınlanan bölge rengindeki koyulaşmalar genellikle radyoterapiyi takip eden aylar içerisinde düzelir.
Genellikle diyet önerilerine uymak ve radyoterapinin kesilmesi ile şikayetler geriler.

      8-Baş dönmesi-başağrısı: Özellikle beyin tümörlerinde radyoterapinin ödem yapıcı etkisine bağlı gelişebilir. Antiödem tedavileri ve hafif analjezikler etkili tedavi sağlar. Radyoterapi sonrası ödem azaldıkça şikayetler azalır.

Radyoterapiden sonra gelişebilen yan etkiler nelerdir?

     1.Diş çürükleri
2.Ağız kuruluğu
3.Büyüme gelişme geriliği:
Özellikle büyüme gelişmesini tamamlamamış bebek ve çocukların ışınlanması sonrası büyüme gelişme geriliği görülebilir.

    4.Hormonal yetersizlikler
5.Cilt-cilt altında sertlik
6.Yeni kanser gelişimi
7.Saç dökülmesi:
Beyin ve baş-boyun bölgesi radyoterapisinde saçlarda bölgesel dökülmelere neden olabilir. Radyoterapi dozu ve uygulanan kemoterapi ilaçları saçların yeniden çıkması sürecini belirler.
   8.Üreme sistemi ile ilgili yan etkiler: Pelvik ve alt batın bölgesi ışınlaması sonrası normal adet görme ve doğurganlık etkilenebilir. Tedavi öncesi ovum ve embriyo dondurulması gibi yöntemler doğurganlık beklentisi olanlarda radyoterapi öncesi değerlendirilmelidir. Erkeklerde batın ışınlamaları sperm sayısında azalma veya tamamen sperm üretilememesine neden olabileceğinden, tedavi öncesi sperm veya embriyo dondurma işlemi uygulanabilir. Bu nedenle tedavi öncesi beklentilerin hekim ile değerlendirilmesi önerilir. Radyoterapi çoğu zaman ereksiyon sorunlarına yol açmaz.

Radyoterapi sırasında doğurganlık ve cinsel hayat nasıl etkilenir?

       Kadın hastalar için jinekolojik kanserlerde olduğu gibi alt batın ışınlamalarında cinsel ilişki uygun olmayacaktır.

   Erkek hastalarda batın ışınlamalarında spermlerin kalitesi etkilenebileceğinden genellikle bu dönemde ve radyoterapi bittikten sonraki 2 ayda çocuk yapılması önerilmez. Alt batın ışınlaması yapılan bayan hastaların sonradan adet görmeleri ve hamile kalmaları özel hazırlıklar yapılmadan pek mümkün olmaz. Bu durumlarda hekiminizden bilgi alıp gerektiğinde yumurta saklanması, partneriniz varsa embriyo dondurması gibi durumlar hakkında bilgi alınmalıdır.