Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD, Prof.Dr. Muzaffer KÜRKÇÜOĞLU tarafından kurulmuş olup tarihi fakültemizin tarihi kadar eskidir.

     Anabilim Dalı Başkanlığı görevlerini Prof.Dr Muzaffer KÜRKÇÜOĞLU, Prof.Dr Sevin ALTINKAYNAK ve Prof.Dr. Cahit KARAKELLEOĞLU tarafından yürütülmüş ve Prof.Dr Zerrin ORBAK tarafından halen sürdürülmektedir.

     Pediyatri kliniği 7 Profesör, 2 Doçent, 4 Dr. Öğretim Üyesi ile eğitim ve sağlık hizmetlerini yürütmektedir.

    Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’nda; çocukluk çağında hormonal hastalıkların tanı, tedavi ve takipleri yapılmaktadır. Kliniğimiz 7 yatak kapasiteye sahiptir. Bölümümüz 1999 yılından beri aralıksız hizmet vermektedir.

    Öğretim Üyesi

  1. Prof.Dr. Zerrin OBAK (Anablim Dalı Başkanı, Pediatrik Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Bilim Dalı)
  2. Prof.Dr. Hakan DÖNERAY (Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı)

       BOY KISALIĞI

      Tanım:

     Boy ölçüm değerinin büyüme kartındaki boy eğrilerinden en altta yer alan eğrinin (3. Persentil) altında olması durumuna boy kısalığı denir.

      Nedenler:

      Genetik bir bozukluk

      Gebelik haftasına göre düşük kilolu doğum

      Beslenme yetersizliği veya kötü beslenme

    Akciğer, böbrek, kalp, bağırsak, kemik iliği ve hormon salgılayan organlar ile sinir ve bağışıklık sistemini ilgilendiren kronik hastalıklar

     Kemik yapısını ve metabolizmasını ilgilendiren bozukluklar

     Sevgi yoksunluğu

     Kronik ilaç kullanımı

     Belirtiler:

     Boy uzamasının yılda 5 cm’den az olması

     Büyüme kartına işaretlenen boy ve vücut ağırlığı değerlerinde beklenen artışın olmaması

     Kusma, ishal, kilo kaybı, halsizlik, çabuk yorulma, solukluk, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme gibi yakınmalar

     Kemiklerin kırılganlığında artma ve şekil bozuklukları

     Tanı:

     Öykü ve muayene,

     Boy ve vücut ağırlığı ölçümlerinin büyüme kartına işaretlenmesi,

     Kemik yaşı tayini; temel hematolojik, biyokimyasal ve mikrobiyolojik tetkikler; hormon uyarı testleri ve genetik analizi içeren laboratuvar değerlendirme ile tanıya ulaşılır.

     Tedavi:

     Tanısı konulan hastalığa özgü tedavi verilir.

      Korunma:

     Dengeli ve kaliteli gıdalardan oluşan bir beslenme ve düzenli spor yapılmalıdır.

   Gebelik haftasına göre düşük kilolu bebekler ile yukarıdaki belirtilere sahip olan veya kronik bir hastalığı bulunan çocuklar erkenden bir çocuk endokrinoloji uzmanına yönlendirilmelidir.

      DİYABET

      Tanım:

    Pankreasın yeterli miktarda insülin üretip salgılayamaması veya salgılanan insülinin vücut tarafından etkili bir şekilde kullanılamamasına bağlı kan şekerinin yükselmesine şeker hastalığı veya diyabet denir. Hastalığın en sık görülen iki formu Tip 1 ve Tip 2 diyabettir.

      Nedenleri:

    Tek bir neden yoktur. Suçlanan faktörler;

     Tip 1 diyabet için;

         Genetik yatkınlık

         Geçirilen viral enfeksiyonlar

         Anne sütü almama

        Toksik maddeler

Tip 2 diyabet için;

      Genetik yatkınlık

      Şişmanlık

      Hareketsiz yaşam

     Belirtiler:

     Ağız kuruluğu ve çok su içme,

    Sık idrar yapma ve gece idrara kalkma,

     Gece idrar kaçırma (yatak ıslatma),

      Aşırı acıkma,

     Kilo kaybı en sık görülen belirtilerdir. Bu belirtilerin gözden kaçırılması durumunda;

    Yorgunluk – halsizlik,

     Bulantı ve kusma,

     Karın ağrısı,

     Ağızda ekşi elma kokusu,

     Solunum sıkıntısı,

     Şuur kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

     Tanı:

    Yukarıdaki belirtilerin varlığında açlık kan şekerinin 126 mg/dl’den veya herhangi bir zamanda (rastgele) ölçülen kan şekerinin 200 mg/dl’den yüksek bulunması ile diyabet tanısı konulur. Yukarıdaki belirtiler net olmayabilir. Böyle bir durumda hâlâ diyabetten şüphe ediliyorsa, şeker yükleme testi yapılır. Bu testte ikinci saatte ölçülen kan şekerinin 200 mg/dl’nin üzerinde olması yine diyabet tanısını koydurur.

      Tedavi:

     Hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabetlilerin verilen beslenme proğramına uygun beslenmeleri ve hareketli bir yaşama sahip olmaları gerekir. Buna ek olarak, Tip 1 diyabetlilerde insülin tedavisi diyabet tedavisinin en önemli ve temel kısmını oluşturur ve hastalığın başlangıcından itibaren hayat boyu sürdürülmelidir. Tip 2 diyabetlilerde ise tedavinin başlangıcında ağızdan kullanılan ve kan şekerini düşüren haplar (oral anti diyabetikler) verilebilir. Bununla birlikte, bu hastalar sonradan insülin tedavisine ihtiyaç duyabilir.

     Korunma:

     Anne sütü yeterli olduğu sürece tüm bebekler anne sütü ile beslenmelidir.

     Enfeksiyonlardan korunmak için vücut direnci güçlendirilmeli ve çevre ve halk sağlığına dikkat edilmelidir.

     Meyve ve sebzeler mevsiminde tüketilmeli ve katkılı gıdalardan kaçınılmalıdır.

     Şişmanlığın önlenmesi için yüksek enerjili yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı ve sağlıklı beslenme tercih edilmelidir.

     Düzenli egzersiz yapılmalıdır.

     ERKEN ERGENLİK

     Tanım:

     Aşağıdaki belirtilerin kızlarda 8 ve erkeklerde 9 yaşından önce başlaması erken ergenlik olarak tanımlanır.

     Belirtiler:

     Kızların meme ve erkeklerin testis (er bezi) dokusunda büyüme

     Hem kızlarda hem de erkeklerde

     Koltuk altı ve/veya genital (etek) bölgede tüylenme

     Akranlara göre daha hızlı boy atma

    Ter kokusunda ergene özgü değişim

     Nedenleri:

    Şişmanlık

    Hormon bozucu maddeler

    Beyin, yumurtalık ve böbrek üstü bezi hastalıkları

     Tanı:

      Kemik yaşı tayini ve hormonal tetkikleri içeren temel incelemeler yapılır. Hormon uyarı testleri gerekebilir ve nedene yönelik ileri radyolojik yöntemler kullanılabilir.

      Tedavi:

    Tanısı konulan hastalığa özgü tedavi verilir. Gerekli durumlarda ergenliğin ilerlemesini durdurmak için ergenlik hormonlarını azaltan bir tedavi verilebilir.

      Korunma:

      Meyve ve sebzeler mevsiminde tüketilmeli ve katkılı gıdalardan kaçınılmalıdır.

Şişmanlık önlenmelidir. Bunun için sağlıklı beslenme ve hareketli bir yaşam tercih edilmelidir.

      HİPOTİROİDİ

        Tanım:

       Tiroit bezinden tiroid hormonlarının az veya hiç salgılanmamasına hipotiroidi denilir.

        Nedenler:

      Genetik yatkınlık (ailede tiroit hastalığının bulunması)

      Tiroit bezinin doğuştan yokluğu

       İyot eksikliğinin olduğu bölgede yaşamak veya yetersiz iyot almak

      Tiroit dokusuna karşı kanda oto-antikorlara sahip olmak

      Tip 1 diyabet, böbrek üstü yetersizliği, vitiligo gibi herhangi bir otoimmün hastalığa sahip olmak

     Tiroit hormonlarının salgılanmasını bozan ilaç kullanmak

     Beyinde bulunan hipofiz bezinden kaynaklanan hormon eksikliğine sahip olmak

      Baş ve boyun bölgesine yönelik ışın tedavisi almak

     Tiroit ameliyatı geçirmek

      Radyoaktif iyot tedavisi almak

      Belirtiler:

      Halsizlik, yorgunluk hissi, hareketlerde yavaşlık

     Kilo alımının hızlanması

     Terlemede azalma

     Kabızlık

     Çevreye olan ilginin azalması ve mutsuzluk

      Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı

     Okul başarısında azalma

    Çabuk üşüme

    Ses kısıklığı

    Ellerde ve ayaklarda su toplanması

    Ergenlik gecikmesi veya ergenliğin duraklaması

    Kızlarda adet düzensizliği

      Tanı:

     Kan tiroit hormonları ve tiroit oto-antikorları ile kemik yaşı tayini ve tiroit ultrasonografisini içeren temel incelemeler yapılır. Gerekirse diğer hormon tetkikleri ve hormon uyarı testleri istenebilir. Nedene yönelik sintigrafik ve ileri radyolojik yöntemler kullanılabilir.

      Tedavi:

     Ağız yolu ile kullanılan tiroit hormonu tedavisi verilir.

     Korunma:

       Yenidoğan bebekler doğuştan hipotiroidi hastalığı için taranmaktadır. Bu yüzden yenidoğan bebeklerde topuk kan testi yaptırılmalıdır.

       Yeterli günlük iyot alımı sağlanmalıdır.

     Çocuk Endokrinoloji polikliniğine nasıl muayene olunur?

   Başvuruda bulunan hastalar Genel Pediatri polikliniğinde muayenesi ve tetkikleri yapıldıktan sonra poliklinik asistanı tarafından gerekli görülmesi halinde Çocuk Endokrinoloji sorumlu hocasına danışılarak tedavi ve izlemi planlanmaktadır. Ayrıca Çocuk Endokrinoloji polikliniğinden randevu alınarak muayene için başvurulabilir.

 

     Çocuk Endokrinoloji polikliniği hangi günler çalışmaktadır?

     Poliklinik hizmetleri hafta içi her gün 09:00 – 16:30 saatleri arasında hizmet vermektedir.

 

     Hastaların durumu ile ilgili nasıl bilgi verilmektedir?

     Hastaların durumu ile ilgili bilgi klinik hocası tarafından hafta içi vizitten sonra verilmektedir.