Ayaktan Kemoterapi Ünitesi Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Anabilim Dalı bünyesinde 2010 yılından itibaren hizmet vermeye başladı. Ayaktan kemoterapi verilen polikliniğimiz; içinde her türlü gerekli teçhizata sahip (Temiz oda, tam otomatik ilaç hazırlama cihazı, monitorizasyon ekipmanı, infüzyon pompaları, her türlü tıbbi teçhizat vb.) standartlara göre yapılmış temiz oda, tam otomatik ilaç hazırlama cihazı, kemoterapinin verildiği hasta koltukları (bayan ve erkek kısımları ayrı) ve bir adet özel oda bulunmaktadır.

       Merkezimizde 1 adet eczacı, 6 adet hemşire, 7 adet ilaç hazırlama personeli, 3 adet sekreter, 2 adet hizmetli personelden oluşmaktadır.

    Ayaktan kemoterapi ünitemizde hastalara verilen tanı ve tedavi hizmetlerinin yanında, ana bilim dalımız uzmanlık öğrencilerine de “Onkoloji yan dal” uzmanlık eğitimi verilmektedir. Polikliniğimizde ayrıca hastalara kemoterapi öncesi ve sonrası yapması gerekenlerin eğitimi verilmektedir.

      Ayaktan Kemoterapi Ünitemizde, günde ortalama 100 adet hastaya ayaktan kemoterapi verilmektedir.

     Ayaktan kemoterapi birimi ayaktan hastalara poliklinik hizmetinin yanında kemoterapi nedeniyle oluşan yan etkilere yönelik tedavi hizmetleri vermektedir bunun yanında diğer servislerden günü birlik yatışla gelen hastalara da tedavi hizmeti verilmektedir.

Kanserden korunmak için neler yemeliyiz?

     Kanserden korunmak için beslenme konusunda yapılması gerekenler aslında sağlıklı yaşam için yapılması gerekenlerdir. Sağlıklı yaşayabilmek için yapılacaklara uyulursa kanserden de korunulabilir. Bunun için başta kilo almamak, sağlıklı kilonuzu sürdürebilmek için kalorisi düşük yiyecekler ve içecekler tercih edilmelidir, özellikle yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Günde en az 5 porsiyon çeşitli renkte sebze ve meyve tüketilmelidir. Kırmızı et tüketimi sınırlandırılır, işlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis vs) tüketilmemelidir.

Meyve ve sebzelerde bulunan hormon ve ilaç kalıntıları kansere yol açar mı? Nasıl dikkat etmeliyiz?

       Özellikle ilaç kalıntıları kanser gelişiminde rol oynayabilir, pratik hayatta bunlardan uzak durabilmek çok zordur, bu gıdalardan ilaçların maalesef yıkama ile veya kabuklarını ayıklama ile uzaklaştırılması güçtür, ama bu yine de kişilerin bu konuda bilinçli olmaları ve bu konuda dikkatli olmaları gerekir.

Kırmızı et tüketimi kansere yol açar mı? Sağlıklı bireyler ne oranda kırmızı et tüketmeli?

      Bazı kanserler örneğin kalın barsak kanserinde kırmızı et tüketimi fazla olan toplumlarda daha yüksek oranda görülmektedir. Kırmızı et protein ve demir bakımından önemli bir besindir, onun için tamamen bırakılmamalı, haftada birkaç öğünde yenmelidir.

Kanserli hastalarımız tedavisi sırasında beslenme konusunda başlıca nelere dikkat etmeli?

     Tedavi sırasındaki beslenmenin aslında sağlıklı beslenmeden bir farkı yoktur, ancak önemli protein ve demir kaynağı olmasından dolayı kırmızı et tüketimi arttırılmalıdır. Mutlaka her gün bir öğünde alınmalıdır. Ayrıca protein kaynağı olarak yumurta ve süt ürünleri de yenmelidir. Besleyici değeri olmayan yüksek şeker ve yağ içeren yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmeli ve işlenmiş tahıl ürünleri yerine tam tahıl ürünleri tercih edilmeli. Ayrıca günde 2 lt civarında su içilmelidir.

Radyoterapi alırken beslenme konusunda hastaların özellikle dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

      Radyoterapinin uygulandığı bölgeye göre beslenme önemi artabilir. Bunların başında baş ve boyun bölgesi ve göğüs bölgesine uygulanan radyoterapiye bağlı oluşabilecek komplikasyonlar (ağız yarası, yutma güçlüğü, ağız kuruluğu gibi) durumlarda katı gıda ile beslenme güçleşebilir, onun yerine yumuşak gıdalar hatta sıvı şeklinde gıdalar tercih edilmeli, ayrıca asitli, baharatlı gıdalardan uzak durulmalı, sıcak gıdalar yerine soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Karın bölgesine uygulanan radyoterapi bulantı, kusma ve ishale neden olabilir, bu şikayetleri arttırmayacak gıdalar tercih edilmelidir.

Kemoterapi veya radyoterapi alırken bitkisel haplar kullanabilirmiyiz? Zararları var mıdır?

     Bu tedaviler uygulanırken bunlardan uzak durulmalıdır. Özellikle ilaçlarla etkileşime girerek ilaçların etkilerini azaltabilirler ya da toksik etkilerini arttırabilir.

Zencefil, çörek otu, ısırgan tohumu vb bitkilerden hangilerini hastalar tedavileri sırasında kullanabilir? Ne oranda kullanmalı? Kullanılan ilaçlar ile bitkiler etkileşir mi?

       Bunların hiçbirinin kanıta dayanan bir yararı gösterilememiştir. Sadece zencefilin ilaçlara bağlı bulantıyı azatlığı gösterilmiştir. Yukarıda söz ettiğim gibi Özellikle ilaçlarla etkileşime girerek ilaçların etkilerini azaltabilirler ya da toksik etkilerini arttırabilir.

Kanser tedavisi sırasında özellikle C vitamini gibi antioksidan özellikleri ön plan çıkarılan vitaminleri kullanılmalı mı?

Vitaminler gıdalar ile alınmalıdır, ilaç olarak herhangi bir vitaminin alınmasına gerek yoktur.

Kanserli hastalarda beyaz gıdaların (şeker, beyaz un, süt ve süt ürünleri) kanserin büyümesine neden olduğu haberleri medyada sıklıkla yer alıyor. Doğru mu?

      Böyle bilimsel bir dayanak yoktur. Şeker ve şekerli gıdaların besleyici değeri oldukça düşüktür, bunları yüksek oranda yemek doyum sağlayabilir, besleyici değeri yüksek olan gıdalar yeterli oranda tüketilmesi engellenebilir. Eğer tedavi sırasında kilo kaybı oluyorsa kilo almayı sağlayabilmek için şeker gibi yüksek kalorili besinler faydalı olabilir. Ayrıca tedavi sırasında süt ve süt ürünlerinin de yararı vardır. Bunun dışında şeker ve sütün kanser hücresine olumsuz etkileri söz konusu değildir.

Meme kanserli hastalarda soya ürünlerinden kaçınılmalı mı? Her aldığımız üründe soya olup olmadığına hastalarımız bakmalı mı?

      Hormon bağımlı meme kanserinde düşük de olsa östrojen kapsayan soyadan kaçınılması yararlı olabilir.

Kemoterapinin neden olduğu kan değerlerinde düşme ve savunma sisteminde zayıflama gibi durumları önlemek için bazı alternatif ilaçlar veya besinler (bal, pekmez, dalak, ciğer vs) fayda sağlar mı?

     Bu saydığınız yiyeceklerin hiçbirinin bu konularda yararı gösterilmemiştir, ama özellikle kırmızı et demir kaynağı olarak kırmızı hücrelerin düşmesi durumunda yararı olur.

Kemoterapi veya radyoterapi sonrası ağızda oluşan yaralarda veya ishallerde ne tür besinler tüketilmeli?

      Ağız yaraları oluştuğunda katı gıda ile beslenme güçleşebilir, onun yerine yumuşak gıdalar hatta sıvı şeklinde gıdalar tercih edilmeli, ayrıca asitli, baharatlı gıdalardan uzak durulmalı, sıcak gıdalar yerine soğuk gıdalar tercih edilmelidir. İshal olduğunda da özellikle sıvı kaybına dikkat edilmeli, bol su, açık çay, meyve veya şeftali suyu içilmeli, öğün sıklığı arttırılarak azar azar besin tüketilmeli, elma (kabuğu soyulmuş veya su halinde) ve muz gibi pektin ve potasyum içeriği yüksek gıdalar alınmalı, ayrıca haşlanmış patates de potasyum bakımından önemlidir, diğer taraftan tuzlu ayran, çorba ve kepeksiz tuzlu krakerler yüksek sodyum değerleri bakımından önemlidir.

Kanserli hastalar hangi durumlarda ağızdan hazır yüksek kalorili gıdalara geçmeli?

       Mümkün olduğu kadar doğal gıdalar ile ve ağız yoluyla beslenmeye özen gösterilmedir. Gerçekten kaşektik derecede bir beslenme sorunu varsa hazır yüksek kalorili gıdalardan yararlanılabilir.

Kanserli hastaların son dönemlerinde (terminal dönemlerinde) ağızdan ve damardan beslenememeleri hasta yakınlarını çok üzmekte. Bu gibi durumda hastaları damardan beslemenin yaşamlarına katkısı olur mu?

      Maalesef olmamaktadır, terminal dönemde bir hastanın beslenmesi en az duruma indirilebilir, gereksiz gıda alımları ve hele damardan beslenmenin hastaya hiçbir katkısı yoktur, hasta yakınlarını psikolojik olarak tatmin etmekten başka yararı yoktur.

Adjuvan veya küratif amaçlı sitotoksik kemoterapi alacak her kanserli hastaya fertilite koruyucu yöntemler için değerlendirmesi gerekir mi? Buna gerek duyulmayan kemoterapi rejimleri, kanser grupları var mı?

       Genelde her hastanın değerlendirilmesi lazım. Hastanın yaşına ve istediği çocuk sayısına göre gereksinimler değişebilir. Genelde alkile ajanları içeren bir rejim ya da abdominal pelvik radyasyon (total spinal de dahil) verilecekse mutlaka doğurganlığı koruma göz önüne alınmalı. Şu anda araştırma laboratuarımızda yaptığımız çalışmalardan taksan grubu ilaçların da yumurtalara hasar verdiğini saptandı.

Kemoterapiden kaç ay sonra mens geri gelebilir? Kemoterapi sonrası menstrüal siklusları geri gelen her hasta gebe kalabilir mi?

      Kemoterapi hem rezerv deki yumurtaları (ki bunlara primordial folikül denir) hem de gelişmekte olan yumurtaları hasara uğratıyor (özellikle alkile edici ajanlar ve taksanlar). Yumurtaların rezerv den tekrar gelişmesi 6 ayı buluyor. Bu nedenle adetlerin dönmesi genelde 3-4 aydan önce olmuyor ve 12 ay a kadar sürebiliyor. Adetler bir yıl içinde dönmemişse erken menapoz riski çok artıyor. Adetin geri dönmesi fertilitenin geri döndüğü anlamına gelmiyor zira birçok menapoza yaklaşan bayan adet görmeye devam ediyor. Bu hastaların yumurtalık rezervlerinin hassas hormon markırları ile değerlendirilmesi lazım.

Kemoterapi sonrasında yumurtalık rezervinin geri gelip gelmediğini anlayabileceğimiz non-invaziv yöntemler var mıdır?

       Bunlardan en iyisi anti-mullerian hormone (AMH) dediğimiz kan testi. Eğer adet varsa, menstrual siklusun ilk haftası içinde yapılması tercih edilir. Diğer kan testleri de adetin 2. veya 3 gününde FSH ve Estradiol ölçülmesi. Her ikisinin de yüksekliği rezervin düşüklüğünü gösteriyor ama bu testler AMH ye göre daha az duyarlı. Genelde bu üçü birden yapılıyor. Rezerv düşüklüğünde estradiolün bazı hastalarda yükselmesinin nedeni FSH yükseldiği için geride kalan az sayıda folikülü uyarması-paradoksal bir durum. Bunun dışında adet başında ultrasonla overler içindeki küçük folikül sayımı da rezerv ile bağlantılı (antral follicle counts).

Ne sıklıkla kemoterapi alacağım?

     Kemoterapi tedavi protokolleri çok değişkenlik göstermektedir. Ne sıklıkla ve ne kadar uzun süre kemoterapi alacağınız şu özelliklere bağlıdır: Tümör tipine ve ne kadar ileri olduğuna. Tedavi hedeflerine (kemoterapi tümörünüzü yok etmek için, büyümesini kontrol etmek için, veya semptomları azaltmak için mi kullanılıyor). Kemoterapi çeşidine. Vücudunuzun kemoterapiye verdiği tepkiye. Kemoterapiyi kürler halinde alırsınız. Bir kür kemoterapi verilme süresi ve arkasından geçen dinlenme süresini kapsar. Örnek olarak, 1 hafta kemoterapi alıp sonraki 3 hafta dinlenirsiniz. Bu 4 hafta bir kürü oluşturur. Dinlenme zamanı vücudunuza yeni ve sağlıklı hücreler oluşturmak için fırsat verir.

Kemoterapi süresince kendimi nasıl hissedeceğim?

      Kemoterapi insanları değişik şekillerde etkileyebilir. Nasıl hissedeceğiniz tedavi öncesi ne kadar sağlıklı olduğunuza, tümörün türüne, ne kadar ileri olduğuna, aldığınız kemoterapi çeşidine ve dozuna bağlıdır. Doktorunuz kemoterapi süresince nasıl hissedeceğinizi bilemezler. Bazı insanlar kemoterapi sonrası kendini iyi hissetmezler. En çok görülen yan etki yorgunluktur. Bu durum kişinin kendini çok bitkin ve yıpranmış hissetmesidir. Bu yorgunluğa karşı hazırlanabilirsiniz. Kemoterapiye getirme ve götürme konusunda yardım isteyin, Kemoterapi günü ve bir gün sonrasında dinlenme için zaman ayarlayın, Öğünler ve çocuk bakımı konusunda kemoterapi günü ve en az kemoterapiden bir gün sonrası için yardım alın. Kemoterapi yan etkileri ile mücadele etmenin birçok yolu mevcuttur.

Evli olmayan hastalara hangi fertilite koruyucu yöntemi kullanıyorsunuz?

     Embriyo dondurma için yapılan işlemin aynısı yapıldıktan sonra yumurtalar döllenmeden donduruluyor. Genelde başarı oranları embriyo dondurmadan az, yarı yarıya gibi. Yani embriyo nakli başına % 30. Tabi ne kadar yumurta dondurulursa başarı da o kadar artıyor.

     Yumurtalık dokusu dondurma:Yumurtalık dokusu laparoskopik olarak çıkarılıyor ve dondurulup saklanıyor. Daha önce ilaç tedavisi gerekmediği için vakit kaybetmeden yapılabiliyor. Ayrıca çocuklar için de tek yöntem olmakla birlikte deneysel ve geliştirilmekte olan bir yöntemdir. Ameliyatı 1999 da geliştirdikten sonra bugüne kadar 40 kadar daha vaka yapıldı, dünya da bunların 1/3’ünde hamilelik oldu.

     Testis dokusu dondurulması: Ergenlik öncesi çocuklarda yeni başlattığız bir yöntem. Henüz transplant denemesi olmadı ama erkek çocukları da unutmayalım.

Embriyo dondurma, oosit dondurma, ovaryan doku dondurma ve implantasyonun nasıl yapıldığıyla ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz?

     Embriyo ve yumurta dondurma için 2 hafta kadar FSH hormonu içeren ilaçlar veriliyor yumurta büyümesi ultrason ve estrogen ölçümleri ile takip ediliyor. Yumurtaların hazır olduğu belirlenince transvaginal olarak iğne aspirasyonu ile yumurtalar toplanıyor. Embriyo dondurma için sperm ile dölleniyor, yoksa yumurta olarak dondurulmuyor. İleride çocuk sahibi olmak istendiğinde embriyolar (yumurtalar döllendikten sonra) aşılamaya benzer basit bir prosedürle rahime enjekte ediliyor. Eğer hasta menapoza girmişse rahim hormom tedavisi ile hazırlanıyor. Rahim kemoterapiden ya da yaştan etkilenmediği için adetlerin kesilmiş olması sorun değil.

    Yumurtalık nakli ya laparoskopik (ya da benim en son geliştirdiğim robotik) cerrahi ile pelvise geri yerleştiriliyor, kanlanması bol olan pelvik duvara ya da menapoza girmiş olan overe dikiliyor. Bu durumda doğal hamilelik mümkün, menapoz geri çevriliyor. Karin içi uygun değilse yine geliştirdiğimiz bir yöntemle deri altına da konabiliyor ve buradan daha sonra yumurtalar toplanıp tüp bebek yapılıyor.

Kemoterapi boyunca çalışabilir miyim?

    Çoğu insan kemoterapi boyunca, çalışma programlarını iyi programlayabilirlerse çalışmaları mümkün olabilir. Çalışıp çalışamayacağınız ne tür bir işle uğraştığınıza bağlıdır. Eğer işiniz ve işyeriniz müsaade ediyorsa yarı zamanlı çalışabilir veya iyi hissetmediğiniz zamanlarda işinizi evden yapabilirsiniz. Uzman doktor imzasıyla 20 güne kadar ya da 3 uzman doktor imzasıyla 3 aya kadar istirahat alabilirsiniz.

Kemoterapim boyunca reçetesiz satılan veya diğer reçeteli ilaçları beraber kullanabilir miyim?

      Bu aldığınız kemoterapi çeşidine ve almayı planladığınız diğer ilaç çeşitlerine bağlıdır. Sadece doktorunuzun onay verdiği ilaçları kullanın. Doktorunuza dışarıdan alıp kullandığınız veya reçeteli olarak kullandığınız bütün ilaçlar, musiller, alerji ilaçları, soğuk algınlığı ilaçları, ağrı kesicileri ve aspirini içerecek şekilde, bilgi veriniz. Doktorunuza bilgi vermenizin diğer bir yolu da bütün ilaç kutularını yanınızda getirerek göstermenizdir. Bir liste yapmanız oldukça yardımcı olabilir.
Doktor şu bilgileri bilmeye ihtiyacı vardır: Her ilacın ismini Neden kullandığınızı Ne kadar miktarda kullandığınızı Ne sıklıkla kullandığınızı Herhangi bir reçeteli veya reçetesiz satılan ilacı, vitaminleri, mineralleri, diyet desteği ürünlerini veya bitkisel ilaçları kullanmadan önce doktorunuza sorunuz.

Kemoterapimin işe yaradığını nasıl anlayacağım?

     Doktorunuz sizi muayene edecek ve bazı tıbbi testler uygulayacaktır (kan veya bilgisayarlı tomografi gibi). Doktorunuz nasıl hissettiğinizi de soracaktır. Yan etkilerine bakarak kemoterapinin işe yarayıp yaramadığını söyleyemeyiz. Bazı kişiler ciddi yan etkilerin kemoterapinin işe yaradığını gösterdiğini veya hiç yan etki görülmemesi kemoterapinin işe yaramadığını gösterdiğini düşünebilir. Gerçekte yan etkiler hiçbir şekilde kemoterapinin tümörünüzle nasıl mücadele ettiğinin bir göstergesi olamazlar.